Dünya, şeytanın avuçlarında artık!

Dünya, şeytanın avuçlarında artık!









“Bakıyorum
cenneti arıyorsunuz boyuna, / Kiminiz tekkede, kiminiz medresede / Kiminiz manastırda,
kilisede kiminiz/ Ödünüz kopuyor cehenneme gitmekten/ Oysa hiç ekmedi yüreğine
bu tohumu / Aklı başında olan” (*)



‘Cennet, cennet’ deyip durdun. “Kim varsa bilen çıkıp
söylesin / Nerden geldik nereye gidiyoruz?” Sevgiyi ekmeden, akıl perdesini önüne geçirmeden,
sormadan, düşünmeden, hiç
Bugünlerde yeniden Hayyam’ı okumak...

Bugünlerde yeniden Hayyam’ı okumak...







Girdaba kapılmadan, sele tutulmadan aklı ve ruhu kendi
rotasına çekmek gerek yeniden. Ama bunu yaparken de ‘bana ne!’ demeden,
yaşanılanları sorgulayarak, dersler çıkararak yolumuzu, izimizi belirlememiz
gerek. Ne mutlu, yürüdüğü yolları çiçek bahçelerine çevirebilenlere. Sevgiyi,
bilgiyi, hoşgörüyü, insanlığı çoğaltıp, farkındalık yaratarak, düşünmemizi
sağlayanlara… bu ışıkla ardından