DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ YER ALTI SUYUNUN KULLANILMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ YER ALTI SUYUNUN KULLANILMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

A. DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ YER ALTI SUYUNUN KULLANILMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
5.Yer Altı Suyunun Kullanılmasının Çevresel Sonuçları
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar yer altı suları çeşitli amaçlar için
kullanmaktadır. Bunun uzun vadede iki önemli sonucu ortaya çıkar: Birincisi su
tablası seviyesinin azalması, ikincisi ise kıyı kesimlerinde tatlı suyun tuzlu
suyla yer değiştirmesidir. Yer altı sularının kullanımının çevresel sonuçları
arasında yerin çökmesi ve toprağın tuzlanması da yer alır.
Yurdumuzdaki Konya Havzası'nda da yağışların azalması, sıcaklık ve bilinçsizce
su tüketimi sonucunda büyük bir çevre felaketiyle karşılaşılmaktadır. Havza
içinde yer alan göller ve akarsuların kurumasıyla yer altı suları giderek
azalmaktadır. Yer altı su seviyesinin düşmesi sonucu Tuz Gölü'nden ovaya doğru
su girişi olacak ve bunun sonucunda tarım alanlarında çoraklaşma yaşanacaktır.
Ayrıca yer altı sularının aşırı çekilmesi burada obruk oluşumunu hızlandırarak
Türkiye'nin en büyük ovasını delik deşik hâle getirecektir.
Yer altı suyu kullanımındaki mekânsal etkiler, ülkelerin aldığı tedbirlere göre
değişiklik göstermektedir.
Dünyanın önemli şehirlerinden biri olan Mexico City, kurumuş göl tabanı üzerine
kurulmuştur .Bu şehir, 1940-1985 yılları arasında yedi metreden fazla çökmüş
,günümüzde de yılda 5 ile 40 cm arası çökmeye devam etmektedir. Bunun en önemli
nedeni kurulduğu yapısal alanın özelliği ve yer altı sularının yüzlerce kuyudan
aşırı derecede çekilmesidir.
İsrail'in Telaviv şehrinde yer altı suyu seviyesinin azalmasıyla 60 km2 kadar
bir alanda su seviyesinin deniz seviyesi altına inmesi ve deniz suyunun yer altı
suyuna karışması ciddi bir sorun oluşturmuştu.1960'ların ortalarında havzalar
arası su transferi ile 8 km uzunluğunda bir dizi kuyuya tatlı su enjekte
edilerek kıyı boyunca tatlı su bariyeri oluşturulması, aşırı çekimle boşalan
akiferin dolmasına yardımcı oldu. 1969'da durum normale döndü. Aynı sorun kıyı
boyunca uzanan kuyularda yeniden ortaya çıkınca birkaç yıl içinde kıyılardaki
kuyuların % 20'sini kapatma kararı alındı. Böylece çok önemli bir sorun önlenmiş
oldu.
DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ YAĞMUR ORMANLARININ TAHRİBATI ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER VE TAHRİP OLMASI SONUCU ORTAYA ÇIKAN PROBLEMLER LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ YAĞMUR ORMANLARININ TAHRİBATI ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER VE TAHRİP OLMASI SONUCU ORTAYA ÇIKAN PROBLEMLER LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

A. DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ YAĞMUR ORMANLARININ TAHRİBATI ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER VE TAHRİP OLMASI SONUCU ORTAYA ÇIKAN PROBLEMLER LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
3. Yağmur Ormanlarının Tahribatı Üzerinde Etkili Olan Faktörler
*Kara yolu inşaatları amaçlı orman tahripleri
*Et üretimi için büyük otlakların oluşturulmasıyla meydana gelen orman
tahripleri
*Kereste üretmek için ağaç kesimi amaçlı orman tahripleri
*Altın, kalay, demir, alüminyum cevheri gibi kaynakların işletilmesi sırasında
meydana gelen orman tahripleri
*Hidroelektrik santral inşaatlarının neden olduğu orman tahripleri
*Hızla gelişen turizm endüstrisinin neden olduğu orman tahripleri
4.Yağmur Ormanlarının Tahrip Olması Sonucu Ortaya Çıkan Problemler
*Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri
*Biyotik türlerin yok olması
*Erozyonun artması
*Kuraklık
*Tarımsal verimsizlik
*Sel ve taşkınların sıklık ve şiddetinin artması
*Yerel halkın sosyal, kültürel ve ekonomik zarar görmesi
DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ ORMANLAR DOĞAL KAYNAKLARDAN BİRİDİR LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ ORMANLAR DOĞAL KAYNAKLARDAN BİRİDİR LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

A. DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ ORMANLAR DOĞAL KAYNAKLARDAN BİRİDİR LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
Dünya ormanlarının yaklaşık %55'i gelişmekte olan ülkelerde geri kalanı da
gelişmiş ülkelerde yer almaktadır. Dünya ormanları içinde önemli bir yere sahip
olan tropikal yağmur ormanları 1950'lere kadar yeryüzünün %15'ini kaplıyordu.
Günümüzde yağmur ormanları dünyanın %6'sını kaplamaktadır. Buna karşın
yeryüzündeki hayvan ve bitki çeşitlerinin yarısından fazlası buralarda
yaşamaktadır. Bu ormanlar dünyadaki oksijenin %40'ını sağlar. Ancak yeryüzündeki
yağmur ormanları büyük bir hızla tahrip edilmektedir.
Afrika Kıtası'ndaki Zaire Havzası Ormanlarının (Guyana, Surinam, Gabon, Kongo ve
Zaire) çoğu henüz tehdit altında değildir. Buna karşılık Filipinler, Tayland,
Malay Yarımadası, Vietnam, Bangladeş, Avustralya, Endonezya, Orta ve Güney
Amerika, Madagaskar ile Batı Afrika'daki ormanlar çok büyük bir hızla
tüketilmektedirler.
Ekvatoral yağmur ormanları kuşağı, bulunduğu ülkeler için önemli bir zenginlik
kaynağıdır. Bu kuşakta yer alan ülkeler ekonomideki açıklarını yağmur
ormanlarından elde ettikleri gelirler ile kapatmaya çalışmaktadır.Tropikal orman
kaybının nedenlerinden bazıları Latin Amerika'da yeni yerleşme yerleri ve tarla
açmak, Afrika ve Asya'da ise kereste ve yakacak odun elde etmekten
kaynaklanmaktadır. Orta Amerika'nın küçük adalarında turizm amaçlı yapılan
inşaatlar nedeniyle orman örtüsü azaltılmıştır.Kosta Rika'nın yağmur ormanları
muz tarlaları hâline dönüştürülmek için tahrip edilmiştir. Dünyanın en büyük
odun hamuru ihracatçısı Endonezya'da odun hamuru temin etmek ve tarımsal amaçlı
orman açmak yüzünden tropikal ormanların büyük bir kısmı ortadan kaldırılmıştır.
Ayrıca Endonezya Adalarının yağmur ormanları Japonya'nın kereste ihtiyacını
karşılamak için gittikçe tüketilmektedir.
Azalmanın hızını vurgulamak için dünyada her saniyede bir futbol sahasından daha
büyük bir alanı kaplayan ormanların ortadan kalktığını söylemek yeterli
olacaktır.
DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ TAŞ OCAKLARININ ÇEVREYE ETKİLERİ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ TAŞ OCAKLARININ ÇEVREYE ETKİLERİ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

A. DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ TAŞ OCAKLARININ ÇEVREYE ETKİLERİ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
1. Taş Ocaklarının Çevreye Etkileri :Doğal çevre ile olumsuz etkileşimi olan ve
mekânsal etkilerinin en aza indirildiği doğal kaynak kullanımları, çevresel
sonuçları açısından problemsiz uygulamalardır.Taş ocağı, taş çıkartmak için yer
kabuğunun yüzeyinde açılan ocaktır.
Etkileri: Taş ocaklarının faaliyeti sonucu oluşan tozlar, insanlar ve bitkiler
üzerinde olumsuz etki yapar. Bu hava kirleticiler, bitki örtüsünün ve ekili
alanların zarar görmesine neden olur. Taş ocaklarından çevreye verilen atık
maddeler; çevredeki bitki örtüsüne, toprak yapısına, havaya, suya, tarım
alanlarına ve canlı habitatlarına zarar verir.
Bazı ülkelerde taş ocaklarının çeşitli patlayıcılar kullanılarak işletilmesi;
doğal çevre üzerinde bozucu, yıkıcı, tahrip edici, insan yaşamı üzerine çok
çeşitli olumsuz etkilere hatta yaralanma ve kazalara neden olmaktadır .
Bazı ülkelerde ise taş ocaklarında kesme yöntemlerinin kullanılarak taş üretimi
yapılması hâlinde patlatma ile doğal çevreye verilen zararlar önlenmekte, daha
randımanlı üretim yapılmaktadır . Bu işletim yöntemiyle olumsuz anlamdaki
mekânsal etkileri en aza indirilmektedir. Ses, gürültü ve hava kirliliği sorunları azalmakta, yüzey ve
yer altı drenaj problemleri kontrol edilebilmektedir.
DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ ARAL GÖLÜ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ ARAL GÖLÜ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

A. DOĞAL KAYNAKLARIN ÇEVRESEL ETKİLERİ ARAL GÖLÜ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
Su, bir doğal kaynaktır. Göller ise doğal yollarla oluşmuş yeryüzündeki su
depolarıdır. Kazakistan ile Özbekistan arasında yer alan Aral Gölü 1960'lı
yıllarda dünyanın dördüncü büyük gölüyken 2000'li yıllarda büyük bir hızla çöle
dönmüştür.Aral Gölü'nü besleyen iki önemli akarsu olan Amuderya ile
Siriderya'nın suları üzerinde yapılan barajlar, yanlış sulama teknikleri ve
aşırı su çekilmesi sonucunda, Aral Gölü'ne ulaşmadan tükenmeye başlamıştır.
Önemli su kaynakları tarafından yeterince beslenemeyen Aral Gölü, aşırı
sıcakların da etkisiyle yaşanan yoğun buharlaşma yüzünden hızla kurumaya
başlamıştır. Ayrıca suların
azalmaya başladığı dönemde sulu tarımın yapıldığı bölgelerde kimyasal ilaçlar
aşırı kullanılmıştır. Bu yüzden sular kirlenmiş, göldeki su seviyesi düşerek
ortaya zehirli bir çöl çıkmıştır.
Yanlış doğal kaynak kullanımıyla Aral Gölü'nde meydana gelen olumsuzluklar:
*Son 30 yıl içinde Aral Gölü alanının %40'ı, hacminin ise %75'i kayboldu.
*Rüzgâr erozyonunun etkisiyle göl çevresinde binlerce kilometre kare
genişliğinde zehirli bir çöl meydana geldi.
*Tuzlanma sonucu tarım alanları kullanılamaz hâle geldi.
*Bölgede kış mevsimi eskiye göre daha erken başladı, daha sert geçti.
*Liman ve tersanelerin bulunduğu yerler günümüzde gemi mezarlığı hâline geldi.
DOĞAL KAYNAKLARIN DEĞERİ VE KULLANIMININ DEĞİŞİMİ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN DEĞERİ VE KULLANIMININ DEĞİŞİMİ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAKLARIN DEĞERİ VE KULLANIMININ DEĞİŞİMİ LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
Doğal kaynakların insan için önemi, zaman ve mekâna göre değişmektedir. Doğal
kaynakların insan için öneminin, zaman ve mekâna göre değişiminde insanın zaman
içinde değişen ihtiyaçları, doğal kaynakların kalitesi ve tüketim hızları
etkilidir. Örneğin, su, ilk dönemlerde sulama amaçlı kullanılırken günümüzde
enerji üretimi, turizm, sanayi ve teknolojinin gelişmesinde önemli rol
oynamaktadır. Dolayısıyla ülkelerin sanayi ve teknolojideki gelişmişlikleri,
sahip oldukları doğal kaynakların değerleri için belirleyici olmaktadır.
İnsanın Neolitik Çağda toprağı ekip biçmeye başlamasıyla tarım toprakları doğal
bir kaynak olarak önem kazanmaya başlamıştır. Tarım arazilerinin bu önemi,
nüfusun artmasına paralel olarak giderek büyümüştür. Artan ihtiyaç ve teknolojik
imkânlar ilkel tarımdan sulu tarıma geçişle birlikte ziraat faaliyetlerinde
modern tarım tekniklerinin kullanılmasını gerekli kılmıştır.
Doğal kaynakların en önemlilerinden biri de ormanlardır. Ormanlar önceleri
çoğunlukla tahrip edilerek kullanıyordu. Günümüzde orman tahribi olan sahalarda
ağaçlandırma yapılması ya da ormanların koruma altına alınması gibi
uygulamalarla ormanlardan faydalanılmaya çalışılmaktadır.
Doğal kaynaklara olan talep gelişen teknolojiye ve ihtiyaçlara bağlı olarak
zaman içinde değişmiştir. Doğal kaynaklara esas önemini kazandıran faktörler
dünya nüfusunun artışı ve çağdaş sanayideki teknik gelişmelerdir.
Taş kömürüne yöneliş,XIX. yüzyılda Batı ülkelerine yayılan (Avrupa,
Anglo-Amerika ülkeleri) yüksek fırınlar ve gelişen demir-çelik sanayisi ile
başlamıştır. Demir-çelik endüstrisi, öncelikle demir cevheri ve maden kömürü
kaynaklarına gerçek ekonomik değerini kazandırmıştır.Maden kömürü yatakları Batı
sanayi uygarlığının gelişmesinin temelini oluşturan ve büyük ölçekte kullanılan
ilk yakıttır.
Demir-çelik sanayisindeki gelişmeler, maden kömürü üretimini de teşvik
etmektedir. Demir cevheri yaklaşık XVIII. yüzyıl başlarına kadar Batı
ülkelerinde odun kömürü enerjisinden yararlanılarak ergitiliyordu. Bu nedenle de
cevher işleme atölyeleri ABD, İngiltere, İsveç ve diğer Batı ülkelerinde orman
bölgeleri ve yakınlarındaki demir cevheri yatakları çevresinde toplanmıştı.Odun
kömürünün enerji kaynağı olarak kullanılmasının ormanların alabildiğine tahrip
edilmesi gibi sakıncaları vardı.Demir-çelik sanayisindeki gelişmeler önce
İngiltere'de daha sonra bazı Avrupa ülkeleri ve ABD'de demir cevherini maden
kömürü ile ergitme denemelerinin başlamasına yol açmıştır.
İlk yüksek fırın, 1745 yılında İngiltere'de kurulmuştur. Bu tarihten sonra maden
kömürü giderek demir-çelik endüstrisinin vazgeçilmez bir enerji kaynağı durumuna
gelmiştir. XX. yüzyıl başlarında petrol, elektrik (beyaz kömür) ve nükleer
enerji, sanayi faaliyetlerinin kömüre bağımlı olmasını önlemiştir. Örneğin,
demir-çelik endüstrisinde başta gelen ülkelerden olan İsveç, demir madeni
yatakları yönünden zengindir. İsveç'te kömürün bulunmaması nedeniyle demir-çelik
endüstrisinde yüksek fırınların çalıştırılmasında elektrik enerjisi
kullanılmaktadır. Bundan dolayı İsveç'te çelik üretimi pahalıya mal olmaktadır.
İçten yanmalı ve içten patlamalı motorların icadı,petrolün termik güç olarak
önemini artırmıştır. 1937'de jet motorunun icadı ile jet yakıtına olan ihtiyaç,
petrolün daha da değerlenmesine yol açmıştır. Zamanla dizel motorlar ve gaz
türbinleri ile elektrik üretilmiştir.
Kömürün sanayideki önemli rolü bugün bile devam etmektedir. Dünya'daki kömür
üretiminin % 69'u elektrik üretimi amacıyla kullanılmaktadır. Gelecekte elektrik
üretiminde kömürün payının azalacağı, doğal gazın payında ise önemli artışların
olacağı tahmin edilmektedir. Buna karşın kömürün elektrik üretiminde en çok
kullanılan yakıt olma niteliğinin değişmeyeceği öngörülmektedir.
Bölge ya da ülkelere göre maden kömürünün kullanımı değişiklikler gösterir.
Örneğin, enerji elde etmede katı yakıtlar, petrol alanı olan Orta Doğu (%1,5) ve
Latin Amerika'da (%5,4) en düşük orana, Çin (%7,5) ve Asya'nın geri kalan
kesimlerinde (%43,7) ise en yüksek orana ulaşmaktadır. Günümüzde Çin, Hindistan,
Güneydoğu Asya ve Güney Amerika'da metal sanayisinin gelişmesi kömür tüketimini
arttırmıştır.
DOĞAL KAYNAK KULLANIMININ FARKLI OLMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI KONUYA BAŞLARKEN SAYFA 206 LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAK KULLANIMININ FARKLI OLMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI KONUYA BAŞLARKEN SAYFA 206 LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAK KULLANIMININ FARKLI OLMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI KONUYA BAŞLARKEN SAYFA 206 LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
1.Her ülkenin doğal kaynaklarının potansiyeli eşit değildir. Bunun nedenlerini
sınıfta tartışınız.
Ülkelerin coğrafi konumu ve yüzölçümleri,jeolojik geçmişi,iklim
özellikleri,yerşekli özellikleri,ülkelerin gelişmişlik düzeyi ve doğal
kaynakların geçmişteki kullanımı doğal kaynakların potansiyelinin farklı
olmasına yol açar.
2.Ülkelerin doğal kaynak kullanımının meydana getirdiği olumlu ve olumsuz
çevresel sonuçlar nelerdir?
Olumsuz Sonuçlar:Doğal kaynak kullanımı hem kaynağın hızla tüketilmesine sebep
olmakta hem de coğrafi çevreye ve sonuç olarakta insane zarar vermektedir.
Olumlu Sonuçlar:Sanayi ve diğer ekonomik faaliyetler gelişir ve değişir.
İnsanların ihtiyaçlarının karşılanması ve daha rahat yaşaması sağlanır.Doğal
kaynaklar yönünden zengin ülkeler ekonomik gelir elde eder.
DOĞAL KAYNAK KULLANIMININ FARKLI OLMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAK KULLANIMININ FARKLI OLMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAK KULLANIMININ FARKLI OLMASININ ÇEVRESEL SONUÇLARI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı
ve azami faydalanmanın sağlanması konusundaki çalışmalar paralellik gösterir.
Geri kalmış ülkeler, zengin doğal kaynaklara sahip olsalar bile teknolojik
imkânsızlıklar sebebiyle azami kullanım ve sürdürülebilir faydalanmadan uzak
yöntemlerle doğal kaynak kullanımını gerçekleştirmektedir. Yetersiz, hatalı ve
eski teknolojilerin uygulandığı doğal kaynak kullanımı hem kaynağın hızla
tüketilmesine sebep olmakta hem de coğrafi çevreye zarar vermektedir.
Siyanürlü altın üretimi eski, yetersiz teknolojiler ile gerçekleştiridiğinde su
ve toprak kirliliğine, insan, hayvan ve bitki sağlığını tehdit edecek çevresel
bozulmalara neden olmaktadır.
Düşük kalitedeki kömürün kullanılması hava ve toprak kirliliği ile insan, hayvan
ve bitki hayatında zararlı çevresel etkilere neden olmaktadır. Sanayileşmiş
ülkeler temiz kömür teknolojilerini uygulayarak enerji verimliliğini arttırmakta
ve kömürün neden olduğu çevre gaz emisyonlarını azaltmaktadır.
Ormanlar,odun ham maddesi gibi çok değişik ürünler ve hizmetlerle topluma fayda
sağlamaktadır.Aşırı ve yanlış kullanımlar sonucunda orman alanları gün geçtikçe
daraltılmış, tahrip edilmiştir. Hatalı ormancılık faaliyetleri ile orman
ürünlerinin üretimi, geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla
uygulanmaktadır. Bu ülkelerde orman ürünlerine olan ihtiyaç karşılanırken
meydana gelen orman tahripleri; coğrafi çevrede erozyon, seyelan, sel, taşkın ve
kütle hareketlerine sebep olmakta, sonuçta afet niteliğinde olaylar meydana
gelmektedir.
***Doğal kaynak kullanımlarında imkânsızlıklardan kaynaklanan eski, yetersiz
yöntemlerin ve teknolojilerin kullanılması çevre sorunları oluşturarak can, mal
ve kaynak kayıplarına neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki sanayi ve
teknolojik imkânların kullanılması hem doğal kaynaktan yüksek verim almak hem de
doğal kaynağın sürdürülebilir kullanımını sağlamak ve coğrafi çevresel
duyarlılık bakımından da çok önemlidir.
DOĞAL KAYNAK KULLANIMINDA ÇEVRE DUYARLILIĞI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

DOĞAL KAYNAK KULLANIMINDA ÇEVRE DUYARLILIĞI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

C. DOĞAL KAYNAK KULLANIMINDA ÇEVRE DUYARLILIĞI LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
"Doğal kaynak kullanımında çevre duyarlılığı" konusu için Nil Nehri üzerindeki
Aswan (Asuan) Barajı (1968'de inşa edildiğinde "Mühendislik Harikası" olarak
nitelendirilmişti) ve Çin'deki Yangçe Nehri üzerinde inşası devam eden Üç Boğaz
Barajı (Yapımı 1993 yılında başlamış, 2009 yılında tamamlanması planlanmıştır)
örneklerini inceleyelim.
ÜÇ BOĞAZ BARAJI
Amacı:*Sel baskınlarını kontrol etmek,*Taşkın tehdidinden korumak
*Elektrik elde etmek
Yarattığı Sorunlar:
*Tarihî ve güncel pek çok yerleşim yeri sular altında kalmıştır.
*Bu mekânlarda yaşayan bir milyondan fazla kişi yer değiştirmiştir.
*İnşaat sırasında yükselen sular balıkların hareketini etkilemektedir.
*Az rastlanan bitki türlerinin daha sonra ortadan kalkmasına neden olacaktır.
*Kontrol eksikliği hâlinde, endüstri ve kanalizasyon atıkları ile baraj gölünde
su kirliliğine yol açılabilir.
*Nehir, her yıl 523 ton alüvyon taşımaktadır. Akış yavaşlayınca bu maddeler
baraj gölünde tortul birikimi oluşturacaktır. Bu tortulların deltaya ulaşamaması
tarım alanlarının verimini azaltacaktır.
*Baraj inşaatı sırasında barajın yaban hayatı üzerine olumsuz etkisi
görülmüştür.
*6 büyüklüğünde depremler yaratan iki önemli fay hattı yakınında inşa edildiği
için tektonik risk altındadır.
ASWAN BARAJI
Amacı
*Taşkınları kontrol etmek *Yeni açılan tarlaları sulamak
*Tarımsal üretimi arttırmak *Mısır'ın elektrik ihtiyacının yarısını karşılamak
Yarattığı Sorunlar
*Nil'in getirdiği alüvyonlar, baraj gölünde biriktiği için nehir vadiyi
besleyememekte bu yüzden gübre talebi artmaktadır.
*Alüvyal topraklar bakımından son derece zengin olan ülkede, çok fazla gübre
kullanılmaktadır.
*Tarımsal üretim, nüfus artışının baskısıyla yetersiz kalmış ve Mısır, gıda
maddesi dış alımı yapar duruma gelmiştir.
*Nehrin sağladığı besleyici maddeler gelmediği için Akdeniz kıyılarında sardalya
balığı üretimi azalmıştır. Aynı nedenle plankton ve organik karbon miktarı
azaldığından Doğu Akdeniz kıta şelfi boyunca su-gıda zinciri de kırılmıştır.
*Nil Deltası şiddetli erozyon ve tuz birikimine maruz kalmıştır.
*Mısır'da parazitlere bağlı hastalıklar artış göstermiştir.
Barajların faydaları:
Eğer barajlar coğrafi koşullar dikkate alınarak projelendirme ve kullanım
stratejileri geliştirilerek inşa edilirse:
*Yenilenebilir enerji üretim ve tüketimine imkân verir.
*Doğal çevrede kirliliğe neden olmayan enerji üretimini sağlar.
*İlk yatırımdan sonra sadece bakım maliyeti olması sebebi ile ucuz bir enerji
kaynağıdır.
*Suyun kontrol ve yönetimine imkân vererek zararlarından korunma, sudan daha
fazla faydalanma, yılın her mevsiminde suyu kullanabilme imkânı verir.
*Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için geniş imkânlar sağlar.
**İnşaatlar yoluyla yer şekillerinin yüzyıllardan beri değiştirilmesi, doğal
kaynak kullanımının sağladığı imkân ve imkânsızlıklara bağlı olarak meydana
gelmektedir. İnsanlar yaşadıkları mekânı ihtiyaçları doğrultusunda ve
ülkelerinin doğal kaynak potansiyelleri ölçüsünde kullanıp şekillendirir. Göl ya
da denize yakın olan şehirlerin çoğu özellikle Japon şehirleri ve Hong Kong gibi
şehirsel arazi sıkıntısı içinde olanlar, denizden arazi kazanmak üzere dolgu
yoluyla sahalarını genişletmektedir. Ancak bu alanlarda önemli miktarda arazi
kazanılırken zengin balık alanları ya da ekolojik bakımdan değerli bataklıklar
ortadan kalkmaktadır. Japonya'da denizden arazi kazanma faaliyetlerinin en yoğun
olduğu yer Kobe şehri kıyılarıdır.
ETKİNLİK SAYFA 201 LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

ETKİNLİK SAYFA 201 LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF

ETKİNLİK SAYFA 201 LİSE 11.SINIF COĞRAFYA KİTABI LİSE 3.SINIF
1.Kobe örneğinden hareketle kıyı alanlarının doldurularak kullanılmasının fayda
ve zararlarını çevresel bakış açısı ile sınıfta tartışınız.
Önemli miktarda arazi kazanılır.Bu araziler yerleşme,ulaşım ve ekonomik
faaliyetler için kullanılır.Çevre de ve özellikle deniz yaşamına geri
dönülemeyecek zararlar verir.Zengin balık alanları ya da ekolojik bakımdan
değerli bataklıklar ortadan kalkar.
2.Kobe'nin şehirsel gelişimi ile kıyı alanlarının kullanımı arasındaki ilişkiyi
aşağıdaki resimlerden faydalanarak tartışınız. ....
Nüfusun büyük bir kısmı güneyde Kobe Körfezi ile kuzeyde Rokko Dağları arasında
yaklaşık 2-4 km genişliğinde ve 30 km uzunluğundaki dar bir kıyı şeridi üzerinde
yaşamaktadır. Bu durum, denizden arazi kazanmayla ilgili olan "Dağdan Denize"
projesinin uygulanmasını zorunlu kılmıştır . Proje, 1960 yılında şehrin hemen
kıyısındaki küçük alanların doldurulmasıyla başlamıştır. Kazanılan arazinin tümü
sanayi ve liman faaliyetlerine ayrılmıştır.1980 yılında ise kıyıdan biraz açıkta
bir ada oluşturmak amacıyla daha büyük bir proje uygulanmaya başlandı. Şehrin
gerisinde yer alan Rokko Dağlarından çıkarılan taş ve toprak kıyıya taşınarak
gemiye yüklenmiş ve yaratılması düşünülen arazi, deniz seviyesinde belirinceye
kadar Kobe Körfezi'nin sularına boşaltılmıştır. Günümüzde bu adaya ek olarak
Rokko Adası ve Kobe Körfezi'nin güneyinde uluslararası uçuşlar için yeni bir
havalimanı inşa edilmiştir. Yeni oluşan sahalarda 20 bin kişiyi barındırabilecek
dükkân, park, okul vb. olanaklara sahip yüksek binalar yer almaktadır. Projenin
bir diğer etkisi de Rokko Dağlarında taş ve toprak çıkarımı sonucu
düzleştirilmiş alanlarda "Suma Yeni Şehri" adıyla çok büyük yeni bir şehirsel
mekân oluşturulmasıdır.