Atmosfer ve Özellikleri

Atmosfer ve Özellikleri

Yerçekimi etkisi ile yer yüzünü çepeçevre saran gaz kütlesine atmosfer denir. Eski Yunanca’da atmos: nefes, sphere: küre demektir. Atmosfer ise nefes küre yada hava küre anlamına gelir.Ortalama kalınlığı 10.000 km olan atmosfer, bileşimi, sıcaklığı bakımından farklı katmanlardan oluşur.

ATMOSFERİN KATMANLARI

Troposfer: Atmosferin en alt katıdır. Kalınlığı ekvatordan kutuplara gittikçe azalır. Ekvator üzerinde 16 km, 45° enleminde 12 km, kutuplarda ise 6 km ,ortalama 11 km’dir. Bunun nedeni ise Ekvator’da ısınan havanın yükselmesi; kutuplarda ise soğuyan havanın alçalması ile Dünya’nın ekseni etrafındaki dönüşüyle, ekvatorda ki savrulma kuvvetinin fazla olmasıdır.

Su buharının tamamı Troposfer içerisinde bulunduğu için iklim olayları ancak bu katta görülür.

Yükseldikçe Troposfer’de gaz yoğunluğu azalır. Çünkü yerçekiminin etkisi ile gazlar yere yakın yerlerde daha çok yoğunlaşır.

Troposfer’de yükseldikçe sıcaklık her 200 m’de 1°C azalır. Çünkü Troposfer daha çok yerden ışıyan ışınlarlarla ısınır. Ayrıca sıcaklığı tutan gazların yere yakın yoğunlaşması ve atmosferin üstten soğuması da bu durumun oluşmasında etkilidir.

Atmosferdeki gazların % 75’i Troposfer katmanında bulunur. Troposfer Azot (% 78),  Oksijen (% 21) ile CO2, su buharı, argon, neon, ksenon ve helyum gibi diğer gazlardan (% 1) oluşur. Azot ve oksijen yaşam için büyük önem taşırlar ve bu gazların atmosferde ki oranı sabittir. Ancak CO2 ve su buharının miktarı bulundukları yere, zamana ve iklim şartlarına göre değişir.

Karbondioksit, havada çok az miktarda (% 0 - 0,03) bulunmasına karşın, iklim olayları üzerinde önemli etkide bulunur. Karbondioksit atmosferin güneş ışınlarını emme ve saklama kabiliyetini arttırır. Miktarının artması sıcaklığın artmasına, azalması sıcaklıkların düşmesine neden olur. Jeolojik devirler içerisinde CO2 miktarın değişmesi iklim değişimlerini etkilemiştir

Su buharı, miktarı sıcaklığa, yer ve zamana  bağlı olarak en fazla değişen gazdır. Bu miktar yerden yükseldikçe, kıyıdan uzaklaştıkça ve ekvatordan kutuplara doğru gittikçe azalır.

Stratosfer:Troposferin üst sınırından itibaren 25-30 km yüksekliğe kadar çıkar. Bu katmanda su buharı olmadığı için iklim olayları görülmez.

Yatay hava hareketleri görüldüğü için dikey yönde sıcaklık değişimi yok denecek kadar azdır. Ekvator üzerinde sıcaklık -80°C civarında iken, kutuplarda -50°C civarındadır.

Ekvator ile kutuplar arasındaki sıcaklık farkından dolayı, Ekvatordan kutuplara doğru kuvvetli hava akımları oluşur. Jet rüzgarları adı verilen bu hava akımlarının saatteki hızları 500 km’ye kadar ulaşır.

Şemosfer: Stratosfer’in üst sınırından itibaren 80-90 km yüksekliğe kadar çıkar. Gaz molekülleri seyrektir. İklim üzerinde etkisi azdır. Ozon tabakasının büyük bölümü bu katmanda yer alır.

Ozonosfer, yerden 19-45 km arasında yer alır. Ozon (O3) gazının en çok yoğunlaştığı kesim olduğu için bu adı almıştır. Güneş’ten gelen ultraviyole (morötesi) ışınları, ozon gazı ile reaksiyona girerek parçalar. Bu şekilde zararlı ışınların Dünya’ya gelmesi engellenmiş olur.

İyonosfer:Şemosfer'in üst sınırından itibaren, 300-325 km yüksekliklerine kadar çıkar. Gaz molekülleri oldukça seyrektir. Gazlar ultraviyole ışınlarının etkisi ile iyonlarına ayrılmıştır. Sıcaklık, 250°C civarındadır. Radyo dalgaları bu tabakadan yansır.

Ekzosfer:İyonosfer’in üst sınırından itibaren başlar. Bu katmanın üst sınırında yerçekimi oldukça az olduğundan gaz molekülleri uzaya kaçar. Bundan dolayı dış sınırı kesin değildir. Teorik olarak 10.000 km’ye kadar çıktığı kabul edilir.

ATMOSFERİN ETKİLERİ:

  • Yaşam için gerekli olan gazları ihtiva eder.

  • Güneş’ten gelen enerjinin hızla uzaya yansımasını engeller.

  • Güneş ışınlarının dağılmasını sağlayarak, Güneş’i doğrudan görmeyen yerlerin de aydınlık olmasını sağlar.

  • İçindeki hava akımları sayesinde gündüz olan kesimlerin aşırı sıcak, gece olan kesimlerin de aşırı soğumasını engeller.

  • Güneşten gelen zararlı ışınları tutar.

  • Sesi iletir.

  • İklim olayları meydana gelir. Buna bağlı olarak iklimin etkilerinin kaynağını oluşturur.

  • Uzaydan gelen göktaşlarının parçalanmasını sağlayarak yere ulaşmasına engel olur.