Ülkemizde Yok Olan Ve Yok Olma Tehlikesi Olan Türler

Ülkemizde Yok Olan Ve Yok Olma Tehlikesi Olan Türler

Coğrafi konumu dolayısıyla yaklaşık 12 bin bitki çeşidine ev sahipliği yapan ülkemizde 120 memeli, 400'den fazla kuş, 130 sürüngen ve 300 balık türü yaşamaktadır. Marmara, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu, Toros Dağları, Amanos Dağları ve Tuz Gölü çevresi bitki ve hayvan türlerinin bölgelere göre dağılımında en zengin bölgeler olarak görülmektedir.
Avrupa’da bitki ve hayvan türlerinin korunması için 1979'da kabul edilen, Türkiye'nin 1984 yılında imzaladığı “Bern Sözleşmesi” ile yok olma tehlikesi altındaki bitkiler, hayvanlar koruma altına alınmaktadır. Geçmişte sadece Türkiye'de yaşayan Anadolu Parsı ile Anadolu topraklarında görülen Asya Fili, Yabani Sığır, Yaban Eşeği, Aslan, Çita, Kunduz, Yılan Boyun, Kelaynak ve Kaplanın ülkemizdeki nesilleri tamamen tükenmiştir.

YOK OLMA TEHLİKESİ OLAN HAYVANLAR
- BOZAYI: Sayılarının ülkemizde çok azaldığı tespit edilmiştir.
- TELLİ TURNA: Türünün az sayıda kalan nesli, özel koruma altına alınmıştır.
- AKDENİZ FOKU: Türkiye denizlerindeki sayısının 50–60 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
- ALAGEYİK: 1970'lerin başında sayıları 50'nin altına düşen tür, sadece Antalya ve Muğla'daki av üretme ve koruma istasyonlarında yaşamaktadır.
- CEYLAN: 1982'de Şanlıurfa Ceylanpınar’da koruma altına alınmıştır.
- ÇİZGİLİ SIRTLAN: Sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesinde az sayıda bulunmaktadır.
- MEZGELDEK: “Küçük toy” olarak da bilinen bu hayvan türüne 1998'de Orta Anadolu'da rastlandı. Sayılarının çok azaldığı tahmin edilmektedir.
- SU SAMURU: Yakın zamana kadar Türkiye'nin tüm nehir ve çaylarında yaşayan su samurlarının sayısı hızla azalmıştır.
- KUYRUKSÜREN: "Firavun sıçanı" olarak da adlandırılan ve ülkenin güney kısmında görülen tür, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
- ULU GEYİK: Geçmişte, Orta Anadolu ve Trakya'da yaygın olarak rastlanılan türün av üretme istasyonları dışında sayısı çok azalmıştır.
- YABAN KOYUNU: Konya Bozdağ’da koruma altına alınması sonucu sayıları 2 bin 500'ü geçmiştir.
- YABAN KEÇİSİ: Av üretme ve koruma istasyonlarında sayıları arttırılmaya çalışılmaktadır.
- KARAKULAK: "Step vaşağı" olarak da anılan tür, aralarında Çanakkale, İzmir, Muğla, İçel'in de bulunduğu bazı illerde görülmektedir.
- ÇENGEL BOYNUZLU DAĞ KEÇİSİ: Av üretme ve koruma istasyonlarında sayıları artırılmaya çalışılmaktadır.
- VAŞAK: Marmara, Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgelerinde nadir olarak görülmektedir.
- KURT: Avrupa'nın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de nesli tükenmek üzere olan kurtlar için acil önlem alınması gerekmektedir.
- DİKKUYRUK: Tüm dünyada sayılarının 15 bin olduğu bilinen türün bazı yıllarda % 70'inin Türkiye'de kışladığı bilinmektedir. Yaşam alanlarının yok olması nedeniyle türün nesli tükenmek üzeredir.
- ŞAH KARTAL: Türkiye'de yaklaşık 60 tane yaşamaktadır.
- KARA AKBABA: Daha çok yaşlı ağaçların bulunduğu ormanlarda yaşayan türün sayısı, yaşam alanlarının yok olması nedeniyle azalmaktadır.
- HUŞ TAVUĞU: "Kafkas horozu", "dağ horozu" olarak da adlandırılan hayvan türü, Kuzeydoğu Anadolu'da yaşmakta olup nesli tüm dünyada tükenmek üzeredir.
- TOY: Avrupa ve Anadolu’da yaşayan toyun nesli tükenmek üzere olup en iri kuşlardandır.
- ÇÖL VARANI: Sürüngenler familyasından olan çöl varanı, sadece Ceylanpınar ve Birecik ilçelerinde görülmektedir.

 


YOK OLMA TEHLİKESİ OLAN BİTKİLER
- KONYA GAŞAĞI: Dünyada sadece Konya'da yetişen bir bitkidir. 2006 verilerine göre bu bitkiden doğada yalnızca 9 kök kalmıştır. Bitkiyi koruma çalışmaları devam etmektedir.
- SEVGİ ÇİÇEĞİ: Halk arasında "gelin düğmesi" olarak da bilinen bitki türüdür. Türkiye'ye özgü ve sadece Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yetişmektedir. Bu bitki, Bern Sözleşmesi ile korumaya alınmıştır.
- SIĞLA: Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanı Türkiye'nin güneybatısıyla Rodos Adası olan sığla ağacı, Türkiye'de bin üç yüz kırk sekiz hektarlık ormanda bulunmaktadır.
- Beyaz çiçekli çakal nergisi: Dünyada sadece Türkiye'de Muğla-Fethiye çevrelerinde yetişen bir bitkidir.
- TERMOPSİS TURCİCA: Dünyada sadece Konya'daki Akşehir Gölü çevresinde yetişen bitki türü, “Dünya Doğal Yaşamı Koruma Konseyi” tarafından koruma altına alınmıştır.
- NARİN ACI ÇİĞDEM: İstanbul'a özgü küçük çiçekli acı çiğdem türü, denetimsiz kentleşme ve yanlış ağaçlandırma nedeniyle tükenme tehlikesi yaşamakta olup Bern Sözleşmesi ile koruma altına alınmıştır.
- MAVİ YILDIZ: Türkiye'nin kuzeybatısında ve Yunanistan'ın bazı bölgelerinde ender görülen bitki türü, Bern Sözleşmesi'yle koruma altına girmiştir.
- YABANİ SİKLAMEN: Yumrulu bitkiler familyasındaki tür, Bern Sözleşmesi ile korunmaktadır.
- ÇAN ÇİÇEĞİ: Sadece Çoruh Vadisi'nde yetişen türün soyu, tüm Avrupa'da tehlike altına girmiştir.
- KARADENİZ SALKIMI: Soyu, tüm dünyada tehlike altında olan bir bitkidir. - Kilyos peygamber çiçeği: Türkiye'de Batı Karadeniz kıyılarında yetişen bitki türüdür. Bern Sözleşmesi ile koruma altına alınmıştır.
- GÖL SOĞANI: Bern Sözleşmesi ile koruma altına alınan bitkilerdendir.
- ÇÖVEN: İç Anadolu'nun tuzlu steplerinde yetişen bitkinin soyu, tüm dünyada tehlike altında bulunmaktadır.
- İSTANBUL NAZENDESİ: Dünyada sadece Türkiye'nin kuzeybatısında görülmektedir.
- ERZİNCAN SÜT OTU: Dünyada sadece Erzincan Ovası'nın doğusundaki tuzlu bataklıklarda yetişen bitki, Bern Sözleşmesi ile korumaya alınmıştır.
- ÇORAK GÜLÜ: Tuz Gölü civarında yetişmektedir.
- KARDELEN: Türkiye'de doğal olarak yetişen 9 türü bulunmaktadır. İki türü  dışında kardelen soğanlarının doğadan toplanarak ihraç edilmesi yasaklanmıştır.
- SPHAEROPHYSA KOTSCHYANA: Dünyada sadece İç Anadolu'da 800–1000 metre arasında değişen yükseklikte yetişen bir bitkidir.
- TRİFOLİUM PARCHYCALYX (YONCA): Bern Sözleşmesi ile koruma altına alınmıştır.

 

 






Sosyal ağlardan takip ederek güncellemelerden haberdar olabilirsiniz
            


Bitkiler Dünyayı Donmaktan Koruyor

Bitkiler Dünyayı Donmaktan Koruyor

Bitkiler Dünyayı Donmaktan Koruyor


(Cografya) Kutuplar 50 milyon yıl önce, timsahların yaşadığı, buzsuz bir yerdi. Daha  sonra, atmosferdeki karbondioksit  miktarının yavaş yavaş azalmasıyla yerküre soğudu. Bilim insanları, bu azalmayı durdurup Dünyamızı donmaktan kurtaranın karalarda yetişen bitkiler olduğunu ortaya koydular.

Şimdiye kadar atmosferdeki karbondioksit düzeyinin üst sınırı, küresel ısınma ve Dünya’daki yaşam kalitesi tartışmalarının odağı olmuşken bu çalışmada, karbondioksit  düzeyinin alt sınırda kalmasını  sağlayan dinamiklerle ilgileniliyor.Volkanik gazlar doğal olarak atmosferdeki karbondioksit miktarının artmasını sağlar. Buna karşın, karbondioksit milyonlarca yıldır, granit gibi silisli taşların hava koşullarının etkisiyle aşınmasıyla eksilir ve okyanusların dibinde karbonat olarak hapsolur.Bu taşlar aşındıkça, atmosferdeki  karbondioksit miktarı da azalır.Yale İklim ve Enerji Enstitüsü’nden Mark Pagani, Tibet ve Güney Amerika  gibi yerlerde son 25 milyon yıldaki dağ oluşumları sırasında, atmosferdeki  neredeyse tüm karbondioksitin  emilmesine yol açacak şartlar oluşabilir ve Dünya tamamen donabilirdi  diyor. Oysa atmosferin karbondioksit yoğunluğu 1 milyon parçacıkta 200-250 civarına düştü ve karbondioksit miktarındaki azalma durdu.Araştırmacılar karbondioksit miktarındaki azalmanın nasıl durduğunun yanıtını aradı. Bunun için küresel karbon döngüsü canlandırmaları ve bitki yetiştirme deneyleri yaptılar. Araştırmanın sonunda, karbondioksit düzeyinin bitkiler için yaşam sınırına kadar düşmesiyle, bitkilerin silisli taşları aşındırma kapasitesinin  büyük ölçüde azaldığını, bunun da karbondioksit düzeyindeki azalmayı yavaşlattığını gösterdiler. Araştırma grubundan Ken Calderia  ve David Beerling, bitkilerin bize lezzetli yiyecekleri sağlamasının yanında atmosferdeki karbondioksitin kritik seviyenin altına inmesini engelleyerek, Dünya’nın uzayda “kartopu” gibi dolaşmasını önlediğini belirtiyor.