Türkiye de ki Toprak Tipleri

Türkiye de ki Toprak Tipleri

TOPRAK OLUŞUMU ve TOPRAK TÜRLERİ

-         Toprağın oluşması için önce kayaların çözünmesi gerekir.

-         Canlı kalıntılarıyla oluşabilir.

-         Toprağın oluşumuna etki eden faktörler; iklim, bitki örtüsü, yer şekilleri, taşların özelliğidir.

a) Taşınmış Topraklar :

-         Dış kuvvetlerin taşıyıp getirdiği malzemelerin birikmesiyle oluşur.

-         Üç çeşittir.

Alüvyonlar : Kum ve çakıl gibi maddelerin oluşumuyla oluşan topraklardır.

Morenler (Buzul Taşlar) : Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çoğu kez parıltılı yada çizikli taşlardan oluşur.

Lösler : Rüzgarların, kurak bölgelerden az çok yağışlı bölgelere taşıyıp yığdıkları, katmanlaşmış  ince ögelerden oluşan toprak.

 b) Yerli Topraklar :

-         Bu topraklar, kayaların çözüldüğü yerde oluşan topraklardır.

-         İki  gruba ayrılır.

Nemli Bölge Toprakları : Bu  topraklar nemin gür olduğu yerlerde, gür bitki örtüsüyle kaplıdır.

Kurak ve yarı kurak bölge toprakları : Kestane ve kahverengi bozkır topraklarıdır yani çöl toprakları.
ÜLKEMİZDEKİ TOPRAK TİPLERİ

    Yüzölçümünün büyüklüğü iklimlerinin çeşitliliği, yer şekillerinin farklılığı ve ana kaya çeşitliliği nedeniyle Türkiye’de çeşitli topraklar oluşmuştur. Bunlar en sade şekilde sınıflandırılarak yerli topraklar ve taşınmış topraklar olarak iki grup altında toplanmıştır.

1. YERLİ TOPRAKLAR

Bu topraklar genellikle düz ve az eğimli yerlerde oluşmuş topraklardır. Ana kayaların, yerinde ayrışmasıyla oluşmuş topraklardır.

Türkiye deki başlıca yerli topraklar şunlardır:

 Orman Toprakları

Orman altında gelişen,bol organik madde içeren. onun için de koyu renkli olan topraklardır. Karadeniz Bölgesi’nin büyük bir kısmında, Orta Ana­dolu’nun 1200 m den daha yüksek ormanlık yerlerinde, Yıldız dağlarında. İç Bati Anadolu eşiğinde ve Güneydoğu Toroslarda yaygın olarak bulunur. Orman toprakları kireçli ye kireçsiz olmak üzere iki gruba ayrılır.

Kireçsiz orman toprakları, Kuzey Anadolu dağlarında ye Yıldız dağla­rının kuzeye bakan yamaçlarındaki topraklar fazla yağış nedeniyle yeteri ka­dar yıkanırlar. Toprakta bulunan karbonat ve diğer çözünebilen maddeler bu yıkanmanın etkisiyle ya alt katlarda birikir ya da iyice topraktan uzaklaşır. Bu­nun sonucu olarak da topraklar genellikle gri (boz) renkli olurlar. Böyle top­raklar asit reaksiyon gösterirler.

Kireçli orman topraklarının bünyesinde bol miktarda kireç bulunur. Yağışın yeterli olmadığı yerlerde topraktaki CaCO3 yıkanıp alt katlara taşınamaz ve topraktan uzaklaştırılamaz. CaCO3, bu tip topraklarda yüzeyin hemen altında yumrular şeklinde birikmiştir. Bu topraklar Kuzey Anadolu dağlarının güneye bakan yamaçlarında ve iç yörelerimizdeki meşe ormanlarının altında oluşmuştur. Kireçli orman toprakları kahve renklidir. Onun için bu topraklara kahverengi orman toprakları da denir.

İster kireçli ister kireçsiz olsun orman toprakları. genel olarak tarıma elverişli değildir. Ormanlık yerlerde yağış fazlalığı sonucu. kireçsiz orman topraklarında kireçle birlikte bitki besin maddeleri de büyük ölçüde yıkanarak topraktan uzaklaştırılmıştır. Onun için bu topraklar bitki besin maddesi yönünden fakirdir. Bu yüzden ormanların tahribiyle tarıma açılan bu topraklarda an­cak birkaç yıl tarım yapılabilir. Daha sonra toprak verimsiz bir hale gelir. Ayrıca orman toprakları genellikle yamaç arazi üzerinde bulunur. Üzerindeki ormanın tahrip kısa sürede erozyona uğrar. Bütün bunlar düşünüldüğü zaman, ormanlardan tarla açmanın ne kadar yanlış olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Bozkır (Step) ve çayır Toprakları

Bozkırlar; yarı kurak iklim bölgelerinde bulunan. orman örtüsünden yok­sun, otsu bitkilerle çalıların yetişebildiği yerlerdir. Bozkırlar yurdumuzda ge­niş alanlara yayılmıştır. Orta Anadolu, İç Bati Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu (Erzurum—Kars platosu hariç) ve Trakya’nın orta kesimlerinde bozkırlar hakimdir.

İşte bitki örtüsünün zayıf olduğu bu yörelerde organik madde yönünden fakir topraklar oluşur. Buna karşılık Doğu Anadolu’da Er­zurum-Kars platolarında ye yüksek dağlarda. orman üst sınırının yukarısındaki çayırların altında organik madde yönünden zengin, koyu renkli topraklar oluşmuştur. Türkiye’deki bozkır ve çayır topraklarının başlıca türleri şunlardır:

Kahverengi topraklar:

Bozkır alanlarında bulunmaları ve renkleri dikka­te alınarak, bunlara kahverengi bozkır toprakları da denir. Orta Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’daki ovalarda. bozkır örtüsü altında mey­dana gelmiştir. Bu topraklarda yıkanma zayıftır. çünkü yağış 300—400 mili-metre arasında değişir. Üstten yıkanan CaCO3, yüzeyin hemen altında birik­miştir. Verimi yüksek olmayan bu topraklar üzerinde çoğunlukla tahıl tarımı yapılır. Bitki besin maddesi yönünden fakir olan bu topraklar, sulamalı ve gübreli tarıma ihtiyaç gösterir.

Kestane renkli topraklar:

Yıllık yağışın 400 milimetrenin Üzerinde oldu­ğu yerlerde, yüksek boylu çayırlar, meşe ormanları ve çalılar altında oluşan topraklardır. Bunlar Orta Anadolu ye Doğu Anadolu bölgeleriyle İç Bati Anadolu eşiğinde ve Göller yöresinde yaygındır. Üst horizonunda yeteri kadar Organik madde mevcuttur. Bu toprakların bir kısmında tarım yapılmakta. ama Önemli bir kısmı ise otlak olarak değerlendirmektedir.

Kara topraklar (çernezyomlar):

Türkiye de bu toprakların bulunduğu yerler, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğu köşesidir.Özellikle Erzurum—Kars platolarında. yazları yağışlı karasal iklim koşullarında yetişen yüksek boylu çayırlar altında oluşmuşlardır. Sıcaklıkların düşük olması nedeniyle çayır artıkları yeterince ayrışmadan toprak Üzerinde kalır. Bu yüzden toprağın Üst kat, si­yah renklidir. Çernezyomlar bitki besin maddeleri bakımından zengin olmasına karşılık,, tarım için uygun değillerdir. Çünkü bulunduklar, yerde yaz ayları. tahılın olgunlaşması için yeterli sıcaklıkta değildir. Ot verimi yüksek olduğu için buralarda, yoğun olarak büyük baş hayvancılık yapılır.

Killi-kireçli Topraklar

Türkiye’de bu toprakların iki tipi vardır. Dönen topraklar(vertisoller) ve rendzinalar.     Dönen topraklar (vertisoller): Vertisoller. killi ana metaryel üzerinde oluştukları için bünyelerinde bol miktarda kil bulunur. Türkiye de genellikle 3. jeolojik zamandan kalma gölsel çökeller üzerinde oluşmuşlardır. Bu topraklar kurak mevsimde çatlarlar. Birkaç santimetreden 1 metreye ka­dar olan bu çatlaklara yaz aylarında rüzgârların taşıdığı yüzey materyeli dolar. Yağışlı mevsimde ise su ile doyan killi toprak şişer. Şişme sonucu. çatlak­lardaki toprak yukarıya doğru itilir. Bu sırada toprağın alt katlarındaki çakıllar da yüzeye doğru hareket eder. Böylece toprağın altındaki metaryal yüzeye. yüzeyindeki materyal ise tabana doğru hareket eder. İşte bu döngü hareke­tinden dolayı vertisollere dönen topraklar denmiştir. Dönen topraklar Güney Marmara’da kepir, Orta Anadolu’da ise taş doğuran toprak olarak adlandırılır. Vertisollerin üst kısmi organik bakımdan zengin olduğu için koyu renkli­dir. Bol killi oldukları için işlenmesi zor olan bu topraklar Ergene havzasında yaygındır. Burada genellikle ayçiçeği ekimi yapılır. Güney Marmara’daki çöküntü alanlarında, Konya ve Muş havzalarında da geniş alanlar vertisollerle kaplıdır.

Rendzinalar: Ülkemizde killi-kireçli-marnlı gölsel çökeller geniş bir yayılım gösterir. Rendzinalar bu anakayalar üzerinde oluşmuş topraklardır Ko­yu renkli olan üst katlarında bol miktarda cakıllar bulunur. Rendzinaların yayılış alanları: Ege Bölgesi, Orta Anadolu ve Doğu Ana­dolu’nun çöküntü alanlarıdır. Orta ve Doğu Anadolu’da düz ve az eğimli yer­lerde bu topraklar üzerinde genellikle tahıl tarımı yapılır. Ege Bölgesi’nde ise meşe ormanları daha çok bu topraklar üzerinde bulunur. Eğimli yerler ise otl­ak olarak değerlendirilir.

Çorak (tuzlu-alkali) Topraklar

Bunlar, bünyelerinde bol miktarda çeşitli tuzlar bulundurduğu için tuzlu topraklar olarak da adlandırılır. Bu topraklar, taban suyunun yüzeye çok yakın ve yüzeyde olduğu yerlerde meydana gelirler. Buna bağlı olarak dışa akışı olmayan çukurlukların orta kesiminde ve deltalarda oluşurlar. Çorak toprakların Türkiye’deki yayılış alanları; Tuz Gölü, Burdur Gölü ve Acıgöl başta olmak üzere diğer tuzlu göllerin çevresindeki arazilerdir. Bu top­raklar üzerindeki bitki örtüsü çok cılızdır. Sadece tuzcul bitkilerin yetiştiği bu topraklar, tarım için uygun değildir.

Kumlu-Tüflü Topraklar

Bu topraklar volkanik kum, kül (volkanik tüfler) ile volkanik kökenli olma­yan kumlar üzerinde oluşmuşlardır. İnce bir üst horizonun hemen altında anakaya bulunur. Yani bu topraklar normal bir toprak profiline sahip değildir­ler.

Organik madde, kireç ve kil bakımından fakir olan bu topraklar çok geçirimlidir. Su tutma kapasiteleri çok düşük alan bu topraklar. yurdumuzda çoğunlukIa volkanik anakaya üzerinde oluşmuştur. En yaygın olarak Ürgüp—Nevşehir—Avanos çevresinde bulunur. Bu topraklar üzerinde Üzüm bağları yaygındır. Ayrıca bahçe tarımı ve patates ekim alanı olarak da değerlen­dirilir.

2. TAŞINMIŞ TOPRAKLAR

Bilindiği gibi yeryüzündeki yüksek yerler sürekti aşınmakta, aşındırılan bu materyal akarsularla uzak mesafelere taşınmaktadır. Taşınırken de parça­cıklar işlenmekte ve yuvarlaklaşmaktadır. Bu materyal iriliğine göre; çakıl, kum, mil (silt) ye kit olarak adlandırılır ve hepsine birden alüvyon denir. Alüvyonların birikmesiyle alüvyal topraklar oluşur. Alüvyal topraktarın en yaygın olduğu yerler deltalardır. Vadi tabanlarının genişlediği yerlerdeki akarsu boyu ovaları da alüvyon topraklardan oluşur. Ayrıca pek çok ovanın tabanındaki ve­rimli tarım toprakları da alüvyaldir. Bunların başlıcaları; Kuzey Anadolu fay zonu üzerinde bulunan çöküntü ovaları, Güney Marmara Ovaları, Ege bölümündeki Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovaları, ve Doğu Anadolu’daki Erzincan, Erzurum, Pasinler ye Muş ovalarıdır.

Alüvyal topraklar derin ve geçirgen topraklardır. Bitki besin maddesince zengindir. Kum, kil ye çakıldan oluştuğu için kolay işlenebilirler. Onun için Türkiye’nin en verimli tarım alanları bu verimli topraklardır.

Kolüvyal topraklar da taşınmış topraklardır. Ancak bunlar alüvyal top­raklar gibi, aşındırıldıkları yerden fazla uzaklarda oluşmamışlardır. Genellikle yamaçlardan aşındırılan materyalin hemen etekte birikmesiyle oluşmuşlardır. Kolüvyal topraklar tam olarak oluşmamış topraklar olduğu için, horizonlar gelişememiştir. Bunlar derin ve geçirgen topraklardır.